Yine yeşillendi finduk dalları
Fındık taban fiyatı 4 YTL olarak açıklandı ve kızılca kıyamet koptu.
“Geçen sene 7 YTL’den satınalınan fındık bu sene nasıl 4YTL olur?”, “Bu hükümet fındık üreticilerini düşünmüyor mu?”, “Bütün senenin emeğinin karşılığı bu mu olmalı?”, “Tüyü bitmemiş yetimin hakkını çalmaya utanmıyorlar mı?”
Konu ve fiyat hesaplamasının yöntemi konusunda en ufak bir bilgim ve fikrim yok.
Ama şunu biliyorum ki devletçi kolektivist zihniyet burada da kendini göstermese problem olmayacak.
Nedir?
Bu çiftçi ürününü TMO veya Fisko Birlik’e mi satmak zorunda? Eğer komünist diktatör bir devlet yaşamıyorsak istemezse satmaz...
Peki üretici bunun 4 YTL değil de aslında 11 YTL olduğunu mu düşünüyor?
O zaman ürünlerini toplasın ve oraya satsın. Bunu engelleyen var mı? Yok
Peki niye böyle yapmıyor?
Acaba dış piyasalarda fındık 11 değil de 5 YTL mi? Bilmiyorum ama öyle birşey olması lazım ki üretici "sana satmıyorum Frankfurt fındık borsasında değerlendireceğim, orada fiyat emeğimin karşılığı” demiyor, diyemiyor.
E peki devlet üreticiden alıp Frankfurt borsasında 5 YTL’den satacaksa 11 YTL’yi kimin cebinden verecek?
Devletin kendi cebi olmadığına (olmaması gerektiğine göre) fındık işi ile hiçbir ilgisi olmayan, fındığın sadece kilo yaptığını veya aganigi işlerinde kullanılabileceğini bilen vergi mükellefleri.
Peki üretici 5 YTL değerindeki fındığı için 11 YTL isteyerek aradaki 6 YTL’lik zararı kimin cebine yüklüyor? Sizin, benim vergi cebimize, yaşam kalitemize ve gelecek kuşakların yaşam kalitesine.
Kimse o üreticiyi fındık üretmesi için zorladı mı? Hayır.
Peki ben “üret arkadaşım, eğer piyasada senin geçindirecek kadar para etmezse ben sana aradaki farkı vereceğim” dedim mi? Hayır.
Peki hakkı olmayan bir parayı, ilgisi olmayan kişilerin cebinden, rızası olmadan almak hırsızlık değil mi? Evet.
Aynı insanlar “hortumcular”a kızıyor. Niye? Hırsızlık yaptılar sizin, benim paramı çaldılar diye.
Doğru mu? doğru.
Peki “ürünümün değeri 5 YTL olabilir ama ben 11 YTL istiyorum” diyenlerin yaptığı eğer başarırlarsa, niye hırsızlık olarak adlandırılmıyor?
Bütün mesele hırsızlığın boyutu mu? “Hortumcu”nun hırsızlık kapasitesi milyonlarca dolar ve o, o kadar çalıyor, fındık üreticisinin hırsızlık kapasitesi kiloda 6 YTL ve o da o kadar çalıyor.
Konu mankeninin fındık üreticisi olması tamamen rastlantı.
Aynı şey iş yerinden evine defter, kalem, selobant, fotokopi kağıdı götüren ve bunu hakkı olarak gören çalışanım için de geçerli, iş yerinden özel telefon konuşmaları yaparak “maaşına zam yapan” hemşirem için de.
O zaman karar verelim. Hırsızlığa boyut itibarı ile mi karşı çıkacağız? Hangi limitin altını “canım o kadar da olur artık” diye normal kabul edeceğiz? Bu limiti kim çizecek? Neye göre çizecek?
Hadi çizdik diyelim. Mesela 10,000 YTL’den daha fazla yasak ve günah.
Bu durumda 15,000 YTL’lik hırsızlık yapma olanağı olan 5,000 YTL’sini geri mi bırakacak, yoksa hiç mi yapamayacak?
O zaman 10,000 YTL’lik hırsızlık yapma olanağı olana göre “mağdur” olmayacak mı?
Gelin biz hırsızlığa, haksızlığa boyut ve kişi olarak değil ahlaki olarak karşı çıkalım.
Aynı mantıkta “kişi kendisi için çalıyorsa hırsızdır ama başka birinin çıkarı için yapıyorsa yardımseverlik kapsamında değerlendirebiliriz” demeyelim.
“Geçen sene 7 YTL’den satınalınan fındık bu sene nasıl 4YTL olur?”, “Bu hükümet fındık üreticilerini düşünmüyor mu?”, “Bütün senenin emeğinin karşılığı bu mu olmalı?”, “Tüyü bitmemiş yetimin hakkını çalmaya utanmıyorlar mı?”
Konu ve fiyat hesaplamasının yöntemi konusunda en ufak bir bilgim ve fikrim yok.
Ama şunu biliyorum ki devletçi kolektivist zihniyet burada da kendini göstermese problem olmayacak.
Nedir?
Bu çiftçi ürününü TMO veya Fisko Birlik’e mi satmak zorunda? Eğer komünist diktatör bir devlet yaşamıyorsak istemezse satmaz...
Peki üretici bunun 4 YTL değil de aslında 11 YTL olduğunu mu düşünüyor?
O zaman ürünlerini toplasın ve oraya satsın. Bunu engelleyen var mı? Yok
Peki niye böyle yapmıyor?
Acaba dış piyasalarda fındık 11 değil de 5 YTL mi? Bilmiyorum ama öyle birşey olması lazım ki üretici "sana satmıyorum Frankfurt fındık borsasında değerlendireceğim, orada fiyat emeğimin karşılığı” demiyor, diyemiyor.
E peki devlet üreticiden alıp Frankfurt borsasında 5 YTL’den satacaksa 11 YTL’yi kimin cebinden verecek?
Devletin kendi cebi olmadığına (olmaması gerektiğine göre) fındık işi ile hiçbir ilgisi olmayan, fındığın sadece kilo yaptığını veya aganigi işlerinde kullanılabileceğini bilen vergi mükellefleri.
Peki üretici 5 YTL değerindeki fındığı için 11 YTL isteyerek aradaki 6 YTL’lik zararı kimin cebine yüklüyor? Sizin, benim vergi cebimize, yaşam kalitemize ve gelecek kuşakların yaşam kalitesine.
Kimse o üreticiyi fındık üretmesi için zorladı mı? Hayır.
Peki ben “üret arkadaşım, eğer piyasada senin geçindirecek kadar para etmezse ben sana aradaki farkı vereceğim” dedim mi? Hayır.
Peki hakkı olmayan bir parayı, ilgisi olmayan kişilerin cebinden, rızası olmadan almak hırsızlık değil mi? Evet.
Aynı insanlar “hortumcular”a kızıyor. Niye? Hırsızlık yaptılar sizin, benim paramı çaldılar diye.
Doğru mu? doğru.
Peki “ürünümün değeri 5 YTL olabilir ama ben 11 YTL istiyorum” diyenlerin yaptığı eğer başarırlarsa, niye hırsızlık olarak adlandırılmıyor?
Bütün mesele hırsızlığın boyutu mu? “Hortumcu”nun hırsızlık kapasitesi milyonlarca dolar ve o, o kadar çalıyor, fındık üreticisinin hırsızlık kapasitesi kiloda 6 YTL ve o da o kadar çalıyor.
Konu mankeninin fındık üreticisi olması tamamen rastlantı.
Aynı şey iş yerinden evine defter, kalem, selobant, fotokopi kağıdı götüren ve bunu hakkı olarak gören çalışanım için de geçerli, iş yerinden özel telefon konuşmaları yaparak “maaşına zam yapan” hemşirem için de.
O zaman karar verelim. Hırsızlığa boyut itibarı ile mi karşı çıkacağız? Hangi limitin altını “canım o kadar da olur artık” diye normal kabul edeceğiz? Bu limiti kim çizecek? Neye göre çizecek?
Hadi çizdik diyelim. Mesela 10,000 YTL’den daha fazla yasak ve günah.
Bu durumda 15,000 YTL’lik hırsızlık yapma olanağı olan 5,000 YTL’sini geri mi bırakacak, yoksa hiç mi yapamayacak?
O zaman 10,000 YTL’lik hırsızlık yapma olanağı olana göre “mağdur” olmayacak mı?
Gelin biz hırsızlığa, haksızlığa boyut ve kişi olarak değil ahlaki olarak karşı çıkalım.
Aynı mantıkta “kişi kendisi için çalıyorsa hırsızdır ama başka birinin çıkarı için yapıyorsa yardımseverlik kapsamında değerlendirebiliriz” demeyelim.

0 Comments:
Yorum Gönder
<< Home