Bir aptalca devlet müdahalesi daha
Buyurun haber
----------------
Piercing ve dövmeye devlet el koydu
Eski sevgilisi Mustafa Sandal'ın adının başharfini taşıyan dövmesi, Cem Cantaş ile evlenince aile ici sorun haline gelen manken Tuba Ünsal gibi kalıcı dövme mağdurları, Sağlık Bakanlıği'nı harekete geçirdi. Bakanlık bünyesinde "dövme ve pearcing komisyonu" kuruldu.
------------------
Buyurun yorumum :
Sana ne! Sa-na ne?
Kişi kendi vücuduna kendi isteği ve hür kararı ile istediği dövmeyi yaptırır, istediği piercingi yaptırır, isterse de beğenmediği organlarından birini kestirir atar.
Geçenlerde Nip/Tuck dizisinde vardı, adam bacağindan mutlu değil, ancak kestirince "bütün" olacağını hissediyor, dizinden kıvırıp değneklerle yürüyor halbuki bacak sağlam ama hicbir doktor da sağlam bir organı almak istemiyor.
Böyle bir hastalık varmış BIID adında ve organları ile saplantı haline getirip kestirince rahatlıyorlarmıs. Bülent Ersoy vakalarını biliyordum ama bu çok garip geldi.
Ama neyse ne, kişi vücudu hakkında -buna otonazi hakkı da dahil, istediği kararı verebilir yeter ki aklı başındalık/hür irade olsun ve başkalarına da zarar verme olmasın işin içinde.
Ama "kamu sağliği", "hijyen", "ehil olmayan elleri engelleme" mantığı herşeye uygulanabilir ve ipin ucu kaçar.
Bunun icin konu ve kişi ile tamamen alakasız 6-7 kişilik bir komisyon "şu olur bu olmaz, piercing göbekte tamam da burunda olmaz, dövme ise japon bayrağı olur da ermeni bayrağı olmaz" gibi kararlar vermek faşist diktatörlük yaklaşımıdır.
----------------
Piercing ve dövmeye devlet el koydu
Eski sevgilisi Mustafa Sandal'ın adının başharfini taşıyan dövmesi, Cem Cantaş ile evlenince aile ici sorun haline gelen manken Tuba Ünsal gibi kalıcı dövme mağdurları, Sağlık Bakanlıği'nı harekete geçirdi. Bakanlık bünyesinde "dövme ve pearcing komisyonu" kuruldu.
------------------
Buyurun yorumum :
Sana ne! Sa-na ne?
Kişi kendi vücuduna kendi isteği ve hür kararı ile istediği dövmeyi yaptırır, istediği piercingi yaptırır, isterse de beğenmediği organlarından birini kestirir atar.
Geçenlerde Nip/Tuck dizisinde vardı, adam bacağindan mutlu değil, ancak kestirince "bütün" olacağını hissediyor, dizinden kıvırıp değneklerle yürüyor halbuki bacak sağlam ama hicbir doktor da sağlam bir organı almak istemiyor.
Böyle bir hastalık varmış BIID adında ve organları ile saplantı haline getirip kestirince rahatlıyorlarmıs. Bülent Ersoy vakalarını biliyordum ama bu çok garip geldi.
Ama neyse ne, kişi vücudu hakkında -buna otonazi hakkı da dahil, istediği kararı verebilir yeter ki aklı başındalık/hür irade olsun ve başkalarına da zarar verme olmasın işin içinde.
Ama "kamu sağliği", "hijyen", "ehil olmayan elleri engelleme" mantığı herşeye uygulanabilir ve ipin ucu kaçar.
Bunun icin konu ve kişi ile tamamen alakasız 6-7 kişilik bir komisyon "şu olur bu olmaz, piercing göbekte tamam da burunda olmaz, dövme ise japon bayrağı olur da ermeni bayrağı olmaz" gibi kararlar vermek faşist diktatörlük yaklaşımıdır.
