Cuma, Ocak 06, 2006

Mutluluğun sırrı küçük değişikler

Akşam Gazetesi'nden aldım :


Son madde hariç ötekileri yapın, karışmam

Ama 10. maddeyi

"Bencil olun....Başkalarının size iyi birşeyler yapmasını bekleyeceğinize siz kendiniz için iyi birşeyler yapın. Hem daha çabuk olur hem de tatsız/nahoş sürprizler olmaz.

Örneğin "umarım sevgilim/eşim/dostum/kardeşim/arkadaşım bana doğru hediyeyi alır" diye bekleyeceğinize gidin o hediyeyi kendinize hediye edin. Hem çabuk hem garantili...

Başkaları için iyi bir şeyler yapıyor olduğunuz durumda dahi öncelik kendinizde olsun. Herkes kendisi için iyi bişiler yapsın"

şeklinde revize etmek istiyorum

-----------------------------------------------------------------

Mutluluğun sırrı küçük değişikler

1) Haftada bir kez sevgilinizle veya bekarsanız arkadaşınızla 1 saat boyunca sohbet edin.

2) Hobinizin ne olduğunu mutlaka bulun. Spor, müzik ve hatta çalışmak bile hobiniz olabilir. Yeter ki yapmayı sevdiğiniz bir şeyi keşfedin.

3) Daha az mükemmeliyetçi olmaya çalışın.

4) Partide duvar süsü gibi durmayın. İnsanlarla göz teması kurun, onlarla konuşun.

5) Günde en az bir kez kahkaha atın. Bu sayede, kalbe kan pompalanması hızlandınır, kaslar
daha fazla haraket etmiş olur.

6) Haftada 3 kez yarımşar saat egzersiz yapın. Bu kendinizi yüzde 20 oranında iyi hissetmenizi sağlar.

7) Gülümseyin. Böylece, vücuda endorfin salgılanmış olacak.

8) KENDİNİZİN en iyi arkadaşı olun. İç sesinize hep kulak verin.

9) Sıcak bir banyo, bir bardak şarap, masaj veya seks. Dokunmak ve orgazm, endorfin salgılamanızı sağlar. Bu sayede, bulutlara uçmuş kadar mutlu ve sakin olacaksınız.

10) BENCİL olmayın. Başkaları için mutlaka iyi bir şeyler yapın.

Çarşamba, Ocak 04, 2006

TDK Türk Gençliğine Don Kişot'u Yanlış Tanıtıyor(muş)

Geçenlerde bir arkadaşın arkadaşının bir protestosundan haberim oldu

Sayın İlgili,

Can Dündar'ın 19/12/2005 tarihli gazete yazısıyla farkına vardığım Kurumunuz Türkçe sözlüğündeki'donkişotluk' sözcüğünün "Ortada gereklilik olmadığı halde kahramanlık göstermeye çalışmak" tanımından büyük rahatsızlık duydum. Cervantes'in söz konusu romanının anafikrini ve günümüz donkişotlarını en iyi tanımlayan Petit Larousse'un "Haksızlıklara karşı savaşan ve bunları düzeltmeye çalışan idealist davranış biçimi..." veya Webster sözlüğün "Erdemleri savunmak" tanımlarından giderek ömrü Türk halk sağlığı için komik ücretler ve ilgisiz işlerde çalıştırılarak, yine ömrü Türkiye çevresini korumak için eylemlerle ve yazı yazmakta geçen ve geçmekte olan bizim gibileri rahatlatacak ve doğru sözcüktanımını oluşturması için gereğini saygılarımla arz ve rica ederim.

Bu ülke ve dünya ne yazık ki sizin tanımınız ne olursa olsun donkişotluk yapanların, bu uğurda yaşamlarını feda edenlerin sayesinde bugünlere gelmiştir. Taa Spartaküs'ten bu yana.

Saygılarımla.Umur Gürsoy

Ben de şöyle yanıt verdim :

Saçma bir uğraş gibime geldi...Türk dilinde kullanımı öyle gerçekten de...Yabancı kaynaklarda başka türlü olması bizimkini yanlış çıkartmaz ki...

Bu aşamada bir ricam olacak.

Bu yazıyı yazıp yanlışlığı vurgulayana insanlara, Türkçe'deki "Felsefe yapmak" fiilinin nasıl olup da "Bilgiçlik taslamak" anlamına geldiğini veya siyasetçilere "politika yapmayın Sn. bilmemkim" derken adamın aslında politika yapmak için para aldığını ancak Türkçe'de politika yapmanın lafı dolandırıp durmak anlamına geldiği sorulsun veya bunun için de "aslında felsefenin anlamı şudur siz felsefe yapmak fiilini böyle kullanarak felsefeyi küçümsüyorsunuz" gibi bir protesto yapıp yapmayacaklarını sorulsun.

Sonra kendi kendimize soralım bakalım biri bize "senin yaptığın da tam Don Kişot'luk ha!" dediğinde bunu iltifat olarak mı alırız yoksa hak veriyorsak "haklısın ya, ben de boşveriyorum o zaman anasını satayım, ne halleri varsa görsün" diye mi yanıtlarız.

Huysuzluk iyidir, yapılmalıdır ama temeli de olsun biraz yau..Yaşayan Türkçe'yle bağlantımız olsun...Bir erkeğe "etekleri zil çalıyor" dendiğinde "kardeşim biz İskoç muyuz, niye erkekler etek giysin ki?" diye çemkirilmesin (bu "çemkirmek" lafını da yeni duydum, çok hoşuma gitti, yaygınlaştırmaya çalışıyorum...Huysuzluğun bir sonraki aşaması gibi)